Haber / Aysun Koç Aydoğan
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), dünya çapındaki gerilimler, soğuk savaşların ekonomiler üzerine etkileri küresel ısınma gibi birçok konunun birleşimiyle küresel gıda fiyatlarının eylülde yaklaşık son 4 yılın zirvesine çıktığını açıkladı.
28 Şubat’tan bugüne kadar devam eden İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, ülkelerin akaryakıta ulaşımını sınırlarken bu sınırlamalardan en çok lojistik ve tarım sektörleri darbe aldı.

Ukrayna ve Rusya arasında yıllardır devam eden savaş ise ülkelerdeki insanların can güvenliğinin olmaması, güvenli gıda ve suya ulaşıma erişilebilirliğin kısıtlanması, huzur ve güven ortamından uzaklaşmasına neden oldu.

Yazdan bu yana Avrupa, küresel iklim değişikliğinin sonuçlarıyla mücadele ederken, yüzlerce insan aşırı sıcaklardan dolayı hayatını kaybetti.
Afrika’daki insanların da yıllardan beri süregelen başta temiz gıda ve suya erişim ile güvensiz ortamda yaşamlarını sürdürebilmesi sorunları da hala çözüm bulmuş değil.
Son olarak yine Avrupa; Fransa’da başlayan ve kısa zamanda İtalya ile Belçika’ya sıçrayan akaryakıt ve gıda fiyatlarındaki artış, kamu hizmetlerindeki gerileme ve okullardaki sorunlar nedeniyle düzenlenen protestolar gitgide Avrupa’nın geneline yayılıyor.

Türkiye ise dünyadaki tüm bu gelişmelerin yanı sıra bulunduğu jeopolitik konumu sayesinde dünyadaki en değerli ülkelerin başında geliyor. Üç tarafının denizlerle çevrili olduğu ülkemiz, tarımsal alanın çokluğu ve verimliliği, iklimsel özelliği, ulaşılabilir temiz su kaynakları, lojistik ağı ve güçlü sanayisi ile kendi kendine yetebilen ülkelerden. Ülkenin ekonomik boyutu dışında savaşlar, protestolar ve yaşanabilir ortamlardan yoksun yurdun dört bir yanındaki komşu ülkelerin ortasında Türkiye, şanslı konumda.
7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın aynı sıra yine 2026 yılında imzalanan Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma ülkenin gücüne güç katmayı sürdürüyor.
COP 31 Antalya 2026 BM İklim Zirvesi’ne Kasım ayında Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek olması da büyük bir başarı olarak tarihe not düşülecek.

Avrupa’daki protestoların aksine ülkedeki huzur ve güven ortamı da gelecek nesillere bırakılacak en büyük miraslardan biri kabul edilebilir.



