Haber / Barış Çoban
Türkiye’de artan enflasyonla birlikte gelen zamlar ve yaşanan hayat pahalılığı, yılın ilk 6 ayında asgari ücretin 5 bin TL bandında erimesine sebep oldu. Bu nedenle zor durumda kalan işçiler, Temmuz ayında asgari ücrete ara zam bekliyordu. Beklentilerinin karşılığını alamayan işçiler, Türkiye’nin birçok yerinde geçinemediklerini haykırıyor. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Türkiye Genel Hizmetler İşçileri Sendikası (Genel İş) Mersin Şube Başkanı ve DİSK Çukurova Temsilcisi olan Kemal Göksoy ile ülkede yaşanan hayat pahalılığının işçilerin üzerindeki etkililerini konuştuk.
“Açlık sınırı 34 bin TL, asgari ücret 28 bin TL”
Açlık sınırının 34 bin TL olduğu bir ülkede, asgari ücretin 28 bin TL olarak belirlenmesinin ve böyle de devam etmesinin çelişki yarattığını savunan Göksoy, “Bu çelişkilerin ortadan kalkması lazım. Piyasaya indiğinizde iğneden ipliğe, yumurtadan ekmeğe, akaryakıttan elektriğe, sudan doğalgaza her şeye zam yapıldığını görüyorsunuz ama asgari ücret olduğu gibi yerinde sayıyor. Asgari ücretin olduğu yerde sayması demek; Emekçiyi, işçiyi, çalışanı, hatta düşük ücretle çalışanı daha da bir sefalete, daha da bir yoksulluğa sevk etmek demektir. Bunun karşısında durmak lazım. Her evde iki kişinin çalıştığını varsayalım ve kabul edelim. O eve yoksulluk sınırı düzeyinde bir para girebilmesi için kişi başı en az 60 bin TL kazanmaları gerekiyor. Yani asgari ücretin 60 bin TL olarak belirlenmesi gerekiyor. Bunun için uzman olmaya, filozof olmaya, bu işin akademisyeni olmaya gerek yok” dedi.
“Vergide ve gelirde adalet istiyoruz”
DİSK’in vergide ve gelirde adalet talebinin tüm işçilerin talebi olduğunun altını çizen Göksoy, “Zenginlere, holdinglere sıfır faizli krediler veriliyor. Vergileri, borçları siliniyor. İşçinin, emekçinin, kamu emekçisinin, çiftçinin hatta esnafın kazandığı para, vergiler nedeniyle büyük kesintiye uğruyor. Asgari ücretli çalışanlar daha maaşını almadan vergiler nedeniyle siliniyor. Türkiye'de yaşayan işçiler, emekçiler, çiftçiler ve esnaflar böylesine zenginliklerle dolu bu ülkede yoksul yaşamayı, her geçen gün daha da yoksullaşmayı, ezilmeyi ve sömürmeyi hak etmiyor. Bizim DİSK olarak en büyük taleplerimiz; Bu sorunların bir an önce çözüme kavuşmasıdır. Eşit, adil, demokratik bir vergi sisteminin getirilmesi ve milli hasıladan gelen paranın eşit ve demokratik bir şekilde dağıtılmasıdır” diyerek sözlerini tamamladı.