Kavurucu sıcakların etkisi dün öğle saatlerinden bu yana etkisini kaybetti. Yazın ilk günlerinden bu yana yoğun nem ve aşırı sıcaklar hepimizi bunaltmıştı. Günlerdir daha da artan nem oranı nefes alamayacak duruma getirmişti hepimizi.
Meteoroloji ise müjdeyi günler öncesinden duyurmuştu, yağmur geliyordu.
Beklenen oldu. Dün akşam saatlerinde bastıran gök gürültülü sağanak yağış içimizdeki serin hava enerjisini de harekete geçirdi. Bunaltıcı sıcaklar dün akşamdan itibaren yerini serin hava ya bıraktı. Yaz mevsimini sevenleri bile bıktıran aşırı sıcaklar gök gürültüsüyle birlikte yerini serinliğe teslim etti.
Bugün sabah saatlerinden itibaren başlayan yağmur ise hepimize kışın yaklaştığını hatırlattı.
Cemreler düşmeye başladığı günden itibaren hepimizin yanın geldiğini biliriz. Toprak kokusu, çiçeklerin kokusu, denizin kokusu bir başka gelir hepimize, içimiz yaz enerjisiyle dolar.
Ancak itiraf etmeliyim ki bu yaz hepimiz kışı özledik.
Ağustos ayının son günlerinde mutlaka kendini hatırlatan yağmur bu yıl da öyle yaptı. Bence aslında tam da bu mevsim toprağı, sararan yaprakları, gri gökyüzü insanlara daha fazla enerji veriyor. Çiniofilleri belki de bu yaz en çok anladım ve onlara hak verdim.
Eylül ayına girmemize 2 gün kaldı;
Serin hava insana yaşam azmi veriyor.
Serin hava insana umut veriyor.
Serin hava insana ışık oluyor.
Yeni mevsime hazırız.
Sen de hoş gel sonbahar…