Günümüzde bel ve boyun ağrıları en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının başında geliyor. Özellikle masa başı çalışma, hareketsiz yaşam, stres ve yanlış duruş alışkanlıkları nedeniyle birçok kişi hayatının bir döneminde bel veya boyun ağrısı yaşayabiliyor. Ancak her ağrı fıtık anlamına gelmediği gibi her fıtık da ameliyat gerektirmez.

Bel ve Boyun Fıtığı Nedir?

Omurgamız, omurlar ve bu omurlar arasında bulunan disk adı verilen yastıkçıklardan oluşur. Diskler omurgaya hareket kabiliyeti kazandırırken aynı zamanda darbelere karşı koruma sağlar.

Zamanla yaşlanma, tekrarlayan zorlanmalar, ağır kaldırma, travmalar veya uzun süreli yanlış postür nedeniyle bu disklerin dış kısmında yırtılmalar oluşabilir. Diskin iç kısmındaki jel kıvamındaki yapı dışarı doğru taşarak sinirlere baskı yaparsa buna bel fıtığı veya boyun fıtığı denir.

Neden Oluşur?
Bilimsel çalışmalar fıtık oluşumunda birçok faktörün rol oynadığını göstermektedir:
Uzun süre oturarak çalışma
Hareketsiz yaşam tarzı
Fazla kilo
Sigara kullanımı
Ağır yük kaldırma
Tekrarlayıcı zorlayıcı hareketler
Kas zayıflıkları
Omurga çevresi stabilizasyon sisteminin bozulması
Genetik yatkınlık
İleri yaşla birlikte disk yapısındaki dejenerasyon
Özellikle günümüzde bilgisayar ve telefon kullanımının artması boyun fıtığı vakalarının daha sık görülmesine neden olmaktadır.

Belirtileri Nelerdir?
Bel fıtığında;

Bel ağrısı
Kalçaya yayılan ağrı
Bacakta uyuşma ve karıncalanma
Güç kaybı
Uzun süre oturma veya ayakta durmada zorlanma İleri vakalarda idrar ve dışkı kontrolünde bozulma

Boyun fıtığında ise;
Boyun ağrısı
Omuz ve kol ağrısı
Ellerde uyuşma
Parmaklarda güçsüzlük
Baş ağrısı
Denge problemleri görülebilir.
Ancak unutulmamalıdır ki MR görüntüsünde fıtık görülmesi her zaman ağrının nedeni olmayabilir. Pek çok kişinin hiçbir şikâyeti olmadan MR’ında fıtık tespit edilebilmektedir.

İlk Olarak Ne Yapmalıyız?
Bel veya boyun ağrısı başladığında yapılacak ilk şey paniğe kapılmak değildir.
Öncelikle bir hekime başvurulmalıdır. Değerlendirme için;
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı muayene yapabilir.
Şiddetli güç kaybı, yürüme bozukluğu, idrar veya dışkı kaçırma gibi durumlar varsa vakit kaybetmeden acil değerlendirme gerekir.
Her ağrı için hemen MR çektirmek veya yatak istirahati yapmak güncel bilimsel yaklaşımlarla uyumlu değildir. Araştırmalar uzun süreli yatak istirahatinin iyileşmeyi geciktirebildiğini göstermektedir.

Bel Ağrısı ile Pelvik Tabanın İlişkisi
Son yıllarda yapılan çalışmalar, pelvik taban kasları ile bel bölgesindeki derin stabilizasyon kaslarının birlikte çalıştığını göstermektedir.

Pelvik taban kasları;
Diyafram
Transvers abdominis
Multifidus kasları ile birlikte vücudun doğal korse sisteminin bir parçasıdır.
Bu sistemde oluşan bir bozukluk bel bölgesindeki yük dağılımını değiştirebilir ve kronik bel ağrılarına katkıda bulunabilir.
Özellikle;
Doğum sonrası kadınlarda
İdrar kaçırma problemi olanlarda
Pelvik ağrı yaşayanlarda
Karın ameliyatı geçirenlerde
Kronik kabızlığı olanlarda pelvik taban ve bel ağrısı birlikteliği sık görülebilmektedir.
Bu nedenle bazı hastalarda yalnızca bele odaklanmak yeterli olmayabilir; pelvik taban sistemi de değerlendirilmelidir.

Fizyoterapist Nasıl Değerlendirme Yapar?
Modern fizyoterapi yaklaşımında yalnızca MR sonucuna bakılmaz.

Değerlendirme sırasında;
Ağrının özellikleri
Postür analizi
Omurga hareket açıklığı
Kas kuvveti
Esneklik
Sinir gerginlik testleri
Yürüme analizi
Solunum paterni
Core stabilizasyon sistemi
Pelvik taban fonksiyonu incelenir.
Amaç yalnızca ağrıyı azaltmak değil, ağrının neden ortaya çıktığını bulmaktır.

Tedavide Neler Yapılır?
Kanıta dayalı fizyoterapi uygulamalarında;
Ağrı yönetimi
Manuel terapi uygulamaları
Sinir mobilizasyonları
Postür eğitimi
Core stabilizasyon egzersizleri
Pelvik taban rehabilitasyonu
Nefes eğitimi
Fonksiyonel egzersiz programları
Günlük yaşam ergonomisi eğitimi kullanılabilir.
Araştırmalar özellikle aktif egzersiz programlarının uzun vadeli sonuçlarda pasif tedavilere göre daha başarılı olduğunu göstermektedir.

Topluma Tavsiyelerimiz
Bel ve boyun sağlığını korumak için;
Gün içerisinde sık sık hareket edin.
Uzun süre aynı pozisyonda kalmayın.
Düzenli egzersiz yapın.
Sağlıklı kilonuzu koruyun.
Ağır yükleri doğru teknikle kaldırın.
Telefon ve bilgisayar kullanımında duruşunuza dikkat edin.
Sigara kullanıyorsanız bırakmayı düşünün.
Ağrılarınızı kronikleşmeden değerlendirtin.
İnternetten duyulan her yöntemi uygulamak yerine sağlık profesyonellerine danışın.

Unutmayalım; bel ve boyun ağrılarının büyük kısmı doğru değerlendirme, uygun egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle kontrol altına alınabilmektedir. Ağrıya sadece bir görüntüleme sonucu olarak değil, tüm vücudun bir mesajı olarak bakmak çoğu zaman daha doğru bir yaklaşım olacaktır.