“Sadece kadınların değil, erkeklerin de yaşam kalitesini sessizce etkileyen bir kas grubu var. Peki siz onu hiç düşündünüz mü?”

Toplumda yıllardır pelvik taban denildiğinde akla ilk olarak kadın sağlığı geliyor. Gebelik, doğum veya menopoz dönemleri konuşuluyor; ancak erkeklerin pelvik taban sağlığı çoğu zaman göz ardı ediliyor.

Oysa şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor:

Bir erkek idrarını rahat yapamıyorsa, geceleri sık sık tuvalete kalkıyorsa, prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırıyorsa, ereksiyon kalitesinde azalma yaşıyorsa, erken boşalma problemi varsa veya kronik kasık-perine ağrıları çekiyorsa, gerçekten sadece ilaç tedavisi yeterli midir?

Bilimsel çalışmalar bugün bize çok önemli bir gerçeği gösteriyor:

Erkek pelvik tabanı da tıpkı kadınlarda olduğu gibi değerlendirilmeli, gerektiğinde rehabilite edilmelidir.

Çünkü pelvik taban yalnızca idrarı tutan kaslardan oluşmaz.

Bu kaslar;
* Mesane kontrolünü,
*Bağırsak fonksiyonlarını,
* Prostat çevresindeki desteği,
* Cinsel fonksiyonları,
* Orgazm kalitesini,
* Ereksiyonun sürdürülebilmesini,
* Boşalma kontrolünü,
* Omurga stabilitesini,
* Nefes ve diyafram koordinasyonunu birlikte yönetir.

Yani pelvik taban, erkek yaşam kalitesinin görünmeyen merkezlerinden biridir.

Yıllarca hiçbir belirti vermeden çalışan bu kaslar zamanla güçsüzleşebilir, aşırı kasılabilir veya koordinasyonunu kaybedebilir.

İşte tam bu noktada birçok erkek “yaşlanıyorum” diye düşünür.

Peki gerçekten sebep yalnızca yaş almak mıdır?

Her zaman değil.

Çünkü pelvik taban fonksiyonları yalnızca yaşla değil;
* Hareketsiz yaşam,
* Kronik stres,
* Uzun süre masa başında çalışma,
* Ağır kaldırma,
* Obezite,
* Kronik kabızlık,
*Kronik öksürük,
* Diyabet,
* Nörolojik hastalıklar,
* Prostat hastalıkları,
* Geçirilmiş cerrahiler,
* Yanlış nefes alışkanlığı,
* Kas koordinasyon bozuklukları gibi birçok faktörden etkilenebilir.

Dolayısıyla sorun yalnızca prostat değildir.

Bazen problem, prostatın etrafındaki kasların doğru çalışmamasıdır.

Tam da bu nedenle üroloji uzmanları ile pelvik taban fizyoterapistleri multidisipliner yaklaşım içinde birlikte çalışmaktadır.

Çünkü bazı hastalarda ilaç tedavisi tek başına yeterli olmaz.

Kas fonksiyonu düzeltilmeden kalıcı başarı beklemek mümkün olmayabilir.

Erkekler kaç yaşından sonra pelvik taban değerlendirmesi yaptırmalıdır?

Aslında bunun kesin bir yaş sınırı yoktur.
Pelvik taban rehabilitasyonu bir yaş tedavisi değil, fonksiyon tedavisidir.
Ancak bilimsel veriler yaş ilerledikçe pelvik taban kas kuvvetinde, elastikiyetinde ve nöromüsküler kontrolde azalma görülebildiğini göstermektedir.

Özellikle;
* 40 yaşından sonra prostat büyümesi görülme sıklığının artması,
* 50 yaş sonrasında alt üriner sistem semptomlarının belirginleşmesi,
* ileri yaşlarda kas kitlesindeki doğal azalma, pelvik taban değerlendirmesini daha önemli hâle getirir.

Fakat bu, yalnızca ileri yaş erkeklerin değerlendirilmesi gerektiği anlamına gelmez.

30 yaşındaki bir sporcu da,

35 yaşındaki yoğun stres altındaki bir yönetici de, 45 yaşındaki masa başı çalışanı da,

70 yaşındaki emekli birey de ihtiyaç duyabilir.

Çünkü önemli olan yaş değil, fonksiyondur.

Üroloji uzmanları erkek hastaları hangi durumlarda pelvik taban fizyoterapistine yönlendiriyor?

Bugün dünyadaki güncel ürolojik kılavuzlarda pelvik taban rehabilitasyonu birçok durumda önerilmektedir.

Bunlardan bazıları şunlardır:
* Prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırma
* Radikal prostatektomi sonrası rehabilitasyon
* Aşırı aktif mesane
* İdrar kaçırma
* İdrarı tam boşaltamama
* İşeme disfonksiyonları
* Kronik pelvik ağrı sendromu
* Kronik prostatit/Kronik Pelvik Ağrı Sendromu (CP/CPPS)
* Perine ağrıları
* Kasık ağrıları
* Erkeklerde pelvik taban kas spazmı
* Dışkılama bozuklukları
* Kabızlık
* Gaita kaçırma
* Cinsel fonksiyon bozukluklarının bazı tipleri
* Erektil fonksiyonun desteklenmesi gereken seçilmiş hastalar
* Erken boşalma yönetiminde uygun olgularda destekleyici tedavi
* Pelvik cerrahiler sonrası fonksiyonel iyileşme

Burada dikkat edilmesi gereken önemli nokta şudur:

Pelvik fizyoterapi, hastalığın yerine geçmez.

Altta yatan tıbbi tanı mutlaka üroloji uzmanı tarafından konulmalıdır.

Pelvik fizyoterapist ise kasların, bağ dokularının, hareket sisteminin ve nöromüsküler kontrolün yeniden fonksiyon kazanmasına odaklanır.

İşte bu nedenle multidisipliner yaklaşım en doğru tedavidir.

Erkeklerde cinsel performans neden azalabilir?

Toplumda çoğu zaman her sorun testosterona bağlanıyor. Oysa ereksiyon ve boşalma yalnızca hormonlarla açıklanamaz.

Bunun için;
* sağlıklı damar yapısı,
* sağlam sinir iletimi,
* dengeli hormon sistemi,
* güçlü pelvik taban kasları,
* doğru nefes,
* yeterli dolaşım,
* psikolojik iyi oluş,
* kaliteli uyku,
* fiziksel kondisyon hep birlikte çalışmalıdır.

Pelvik taban kasları özellikle ereksiyonun sürdürülmesinde ve ejakülasyon kontrolünde görev alan kaslardan oluşmaktadır.

Kas koordinasyonunun bozulması bazı erkeklerde cinsel fonksiyonları olumsuz etkileyebilir.

Bu nedenle uygun hasta grubunda pelvik taban kas eğitimi tedavinin önemli desteklerinden biridir.

Pelvik taban egzersizleri gerçekten işe yarıyor mu?
Bilimsel çalışmalar özellikle doğru değerlendirme sonrasında kişiye özel planlanan pelvik taban kas eğitimlerinin;
* prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırmayı azaltabildiğini,
* pelvik taban kas kuvvetini artırabildiğini,
* mesane kontrolünü geliştirebildiğini,
* kronik pelvik ağrının azaltılmasına katkı sağlayabildiğini,
* seçilmiş hastalarda erektil fonksiyonun iyileşmesine destek olabildiğini,
* erken boşalma yönetiminde davranışsal tedavilerle birlikte yarar sağlayabildiğini göstermektedir.

Ancak burada en sık yapılan hata şudur:

İnternetten bulunan her egzersizin herkese uygun olduğu düşünülüyor.

Oysa pelvik taban sadece güçsüz olmaz.

Bazen tam tersine aşırı kasılıdır.

Kas zaten gevşeyemiyorsa onu daha fazla sıkmak şikâyetleri artırabilir.

Bu nedenle değerlendirme yapılmadan rastgele egzersiz önerilmez.

Her hastanın kas kuvveti, gevşeme kapasitesi, koordinasyonu ve nefes paterni farklıdır.

Doğru rehabilitasyon, kişiye özel planlanır.

Erkekler neden yıllarca yardım istemiyor?

Belki de en önemli soru budur.

Çünkü birçok erkek bu sorunları konuşmaktan çekiniyor.

İdrar kaçırmayı yaşlılık sanıyor.

Gece sık idrara kalkmayı normal kabul ediyor.

Kasık ağrısını önemsemiyor.

Cinsel performansındaki değişikliği kader olarak görüyor.

Oysa erken dönemde yapılan değerlendirme, birçok fonksiyon kaybının ilerlemesini önleyebilir.

Pelvik taban sağlığı utanılacak değil, korunması gereken bir sağlık alanıdır.

Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi:

Kalbiniz için kardiyoloğa, diziniz için ortopedi uzmanına gidiyorsanız; yaşam kalitenizi, idrar kontrolünüzü, bağırsak fonksiyonlarınızı ve cinsel sağlığınızı etkileyen pelvik taban kaslarınız için neden hiç değerlendirme yaptırmıyorsunuz?

Erkek olmak, bu kaslara ihtiyaç duymadığınız anlamına gelmez.

Tam tersine…

Sağlıklı bir mesane, güçlü bir pelvik taban, kontrollü bağırsak fonksiyonları ve kaliteli bir cinsel yaşam; yalnızca yaş almakla değil, doğru değerlendirme, doğru egzersiz ve multidisipliner tedavi yaklaşımıyla desteklenebilir.

Unutmayın…
Pelvik taban yalnızca kadın sağlığının değil, erkek yaşam kalitesinin de sessiz kahramanıdır. Sessiz kaldığı sürece değil, fark edildiği anda güç kazanmaya başlar.