Diyastazis rektide pelvik tabanın göz ardı edilen rolü
“Doğumdan sonra karnım bir türlü toparlanmadı.”
“Ne kadar mekik çeksem de göbeğim gitmiyor.”
“Egzersiz yaptıkça karnımın ortasında kubbeleşme oluşuyor.”
Bu cümleleri düşündüğümüzden çok daha fazla duyuyoruz.
Bazen sorun yalnızca kilo değildir. Bazen karın duvarının ortasında, iki rektus abdominis kası arasındaki bağ dokusunun genişlemesiyle ortaya çıkan diyastazis rekti söz konusu olabilir.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var:
Karın duvarı tek başına çalışmaz.
Karın kasları, diyafram, omurga ve pelvik taban; gövdenin basınç yönetiminde birlikte çalışan bir sistemin parçalarıdır.
Diyastazis rekti neden oluşur?
En sık gebelik ve doğum sonrası dönemde görülür. Gebelik sırasında büyüyen uterus ve hormonal değişiklikler karın duvarının mekanik özelliklerini etkileyebilir.
Ancak diyastazis rekti yalnızca doğum yapmış kadınların problemi değildir.
Kilo değişimleri, karın duvarına tekrarlayan yüksek yükler, bazı fiziksel aktiviteler ve kişinin basıncı yönetme biçimi de değerlendirilmesi gereken faktörler arasındadır.
Burada önemli olan yalnızca “iki kas arasındaki mesafe kaç santimetre?” sorusu değildir.
Linea alba’nın gerginliği, karın duvarının fonksiyonu, gövde kontrolü ve kişinin semptomları birlikte değerlendirilmelidir.
Çünkü aynı ölçüm değerine sahip iki kişinin fonksiyonel problemi tamamen farklı olabilir.
Peki pelvik taban bunun neresinde?
Tam da merkezinde.
Diyafram yukarıda, pelvik taban aşağıda; karın ve sırt kasları ise çevrede çalışan bir basınç sistemi oluşturur.
Nefes aldığımızda, hareket ettiğimizde, öksürdüğümüzde, ağır kaldırdığımızda veya egzersiz yaptığımızda karın içi basınç değişir.
Bu basıncı yönetebilmek için yalnızca karın kaslarının güçlü olması yeterli değildir.
Kasların doğru zamanda kasılması, doğru zamanda gevşemesi ve nefesle koordineli çalışması gerekir.
Pelvik taban da bu sistemin önemli parçalarından biridir.
Dolayısıyla diyastazis rekti olan bir kişide sadece “karın kaslarını güçlendirelim” yaklaşımı her zaman yeterli olmayabilir.
Yanlış spor diyastazisi tetikler mi?
Burada çok önemli bir ayrım yapalım:
Egzersiz diyastazisin düşmanı değildir.
Ancak her egzersiz, her kişi ve her dönem için uygun değildir.
Özellikle kişi egzersiz sırasında nefesini tutuyor, aşırı ıkınma benzeri bir basınç oluşturuyor, karın duvarında belirgin kubbeleşme veya konikleşme meydana geliyor ve hareketi kontrol edemiyorsa program yeniden değerlendirilmelidir.
Bu nedenle sosyal medyada gördüğünüz bir egzersizin başka bir kişide işe yaraması, sizin için de doğru olduğu anlamına gelmez.
Bilimsel çalışmalar da diyastazis rekti için tek ve herkes için geçerli bir egzersiz protokolü konusunda henüz kesin bir uzlaşı olmadığını gösteriyor. Güncel derlemelerde farklı egzersiz ve rehabilitasyon yaklaşımları incelenmiş; sonuçların müdahale türüne ve kişiye göre değişebildiği bildirilmiştir.
Belirtiler neler olabilir?
Diyastazis rekti bazı kişilerde yalnızca görsel bir değişiklik oluştururken bazı kişilerde fonksiyonel yakınmalar eşlik edebilir.
Örneğin:
* Karın orta hattında belirginleşme veya kubbeleşme
* Göbek çevresinde şekil değişikliği
* Gövde stabilitesinde azalma
* Bel bölgesinde rahatsızlık
* Karın kaslarını kullanırken kontrol güçlüğü
* Bazı hareketlerde basınç veya dolgunluk hissi
* Pelvik tabanla ilişkili idrar kaçırma veya pelvik organ sarkması gibi sorunların eşlik etmesi
Ancak önemli bir nokta vardır:
Bu belirtilerin olması tek başına diyastazis rekti tanısı koydurmaz.
Doğru değerlendirme gerekir.Uzm Dr mutlaka muayene olunmalıdır.
Pelvik fizyoterapist ne yapar?
Pelvik taban fizyoterapisinin amacı sadece “Kegel egzersizi yaptırmak” değildir.
Özellikle diyastazis rekti olan bir kişide değerlendirme; nefes paterni, karın duvarı kontrolü, gövde stabilitesi, pelvik taban kaslarının kuvveti ve gevşeyebilme kapasitesi, hareket koordinasyonu ve kişinin egzersiz sırasında oluşturduğu basınç stratejileri üzerinden ele alınabilir.
Kişinin ihtiyacına göre;
nefes–diyafram koordinasyonu, derin gövde kaslarının aktivasyonu, pelvik taban farkındalığı, gevşeme ve kasılma koordinasyonu, fonksiyonel hareket eğitimi ve kademeli kuvvetlendirme programın parçaları olabilir.
Buradaki amaç yalnızca “karnı kapatmak” değildir.
Amaç, vücudun basıncı doğru yönetmesini ve hareket sırasında bütün sistemin birlikte çalışmasını yeniden öğretmektir.
Peki toplum bunu neden yeterince bilmiyor?
Çünkü yıllardır bedenimizi tek tek kaslar üzerinden düşünmeye alıştık.
“Karın için mekik.”
“Kalça için squat.”
“Pelvik taban için Kegel.”
Oysa insan bedeni bir makine gibi birbirinden bağımsız çalışan parçalardan oluşmaz.
Bir hareket sırasında nefesimiz, diyaframımız, karın duvarımız, omurgamız ve pelvik tabanımız birlikte çalışır.
Bu nedenle sağlıkta en önemli farkındalıklardan biri şu olmalı:
Egzersiz seçmekten önce bedeninizi değerlendirin.
İnternetteki her egzersizi yapmalı mıyız?
Hayır.
İnternette çok değerli bilgiler olduğu kadar, kişinin durumunu değerlendirmeden verilen egzersiz önerileri de bulunabiliyor.
Bir egzersizin “karın düzleştirici”, “göbek eritici” veya “diyastazisi kapatıcı” olarak tanıtılması, sizin için uygun olduğu anlamına gelmez.
Yani hedef yalnızca mezura ile ölçülen santimetre değildir.
Bedenin nasıl çalıştığıdır.
Bilinçlenmenin ilk adımı ne?
Doğumdan sonra, karın bölgesinde belirgin değişiklik yaşayan veya egzersiz sırasında orta hatta kubbeleşme fark eden kişilerin kendi kendine yoğun egzersiz programına başlamadan önce uygun bir sağlık profesyoneli tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
Özellikle kadın doğum, genel cerrahi veya ilgili uzman hekim değerlendirmesi ile birlikte pelvik taban fizyoterapisi, gerektiğinde multidisipliner yaklaşımın bir parçası olabilir.
Çünkü bazen sorun “daha çok egzersiz yapmak” değil,
doğru kası, doğru zamanda, doğru nefesle ve doğru basınçla kullanmayı öğrenmektir.
Ve belki de diyastazis rekti konusunda toplum olarak değiştirmemiz gereken en önemli cümle şudur:
“İnternette gördüğüm egzersizi yapayım” değil; “Önce bedenimin neye ihtiyacı olduğunu öğreneyim.”
Çünkü her beden aynı değildir.
Egzersiz reçete değildir; kişiye göre düzenlenmesi gereken bir rehabilitasyon aracıdır.