Uzun bir yaz tatili dönemi sonrasında zor olsa da ilk ders zili pazartesi günü çalacak ve 2026-2027 eğitim öğretim yılı resmen başlamış olacak. Çocuklar kadar anne ve babalar için yeni bir serüven daha başlıyor.

Okul dönemini maraton çocukları da yarışmacı olarak görmek yerine bunu daha keyifli hale getirmek okulu sevdirmek ve isteyerek okulda zaman geçirmelerini sağlamak biz yetişkinlere düşüyor. Eğitim öğretimin gerekliliğini anlatmak, okullarda matematik, fizik, kimya gibi görece zor olan derslerin yanında müzik, resim, beden eğitimi gibi sosyal derslerin de yer aldığını; okula giderken aynı zamanda müzik ya da spor eğitimi de alarak sosyalleşebileceğini çocuklara anlatmak bize düşüyor.

Okulda eğitimcilerin verdikleri eğitimi evlerde desteklemek de bizlerin görevi olmalı. Eğitim yalnızca okulla sınırlı kalmamalı. Sıfırdan birey yetiştirmek dünyanın en zor işi. Bu zor iş de biz yetişkinlere düşüyor.

Okul saatleri dışında onlarla kaliteli zaman geçirmek, çocuklarımızın isteklerine karşı gelmek yerine artıları ve eksilerini onlarla birlikte değerlendirmek, sabırla yaklaşmak zorundayız.

İyi eğitimli, iyi iş sahibi bireyler yetiştirmek için onların eğitim süreçlerinde yanlarında olduğumuzu, onları yarış atı gibi yarıştırmak, yalnızca sınavdan sınava koşturmak yerine keyif aldığı şeylere yönlendirmeye çalışmalıyız.

Okulların bir yarış, sınavların da bu yarışın sonucu olduğunu aklımızdan çıkarmalıyız.

İyi birey olmak; sağlıklı koşullarda, anlayışlı ebeveynler ve mutlu oldukları eğitimle başlar.

Bu süreci iyi değerlendirmeliyiz.

Herkese şimdiden mutlu ve başarılı olacağı iyi bir eğitim - öğretim dönemi dilerim.