(YENİ PARKUR) 7 Temmuz 2021
KEŞİF ROTASI: SADİYE(ATLILAR) ALANYALI DEĞİRMENDERE
(Gidiş-dönüş otob. taşımalı) katılım: Hüseyin Güleç
Süre: 5s. Mesafe: 19,35km yükselme: 235m iniş: 800m
Rakım: 1406m

Sadiye(Atlılar)köyü Mersin kuzeyinde ve yüksekliği nedeniyle özellikle kış mevsiminde kar gezileri için insanların ilgisini çeker. Sadiye’yi diğer köylerden ayıran özelliği ise yaşayan haklın Çerkeslerden oluşmasıdır.

Çerkesler 1886 yılında Kafkasya’da yaşanan zorluklar nedeniyle göçerek burada kendi kültürlerini yaşatıp ana dillerini konuşmaktadırlar.

Whatsapp Image 2026 10 12 At 21.17.56

Bugün gidilecek rotanın oluşmasında belediye otobüsünün bisiklet taşıma hizmeti belirleyici oldu. Yoldaki tırmanışın ne tarafta olduğunu Alanyalı köy muhtarını arayıp öğrendim. Bir de yaz mevsiminin sıcaklığı olunca inişi çok olan Sadiye-Alanyalı rotasını tercih ettik. Bilinmeyen yerlerin gizemi ve bölgenin durumu insanda merak ve heyecan oluşturuyordu. Bu bölgeye yürüyüş için birkaç kez gelmiştim ama en az on yıldır gidemeyip bisiklet tecrübesi yaşamamıştım, yanıma bir yoldaş da çıkmamıştı. Daha sonra Hüseyin arkadaş ile haberleşip beraber yola çıktık. Sabah erken Mersin merkezde buluşarak otobüs durağında bekledik. 161 numaralı Atlılar-Tırtar-Değnek otobüsü gelince bisikletleri yükleyip yolculuğa başladık. Yaylanın yollarında sürücü virajlara hızlı girince koltuklarda sağa sola savrulduk. Sırayla köylerden geçerken Yeniköy sonrası serinliği ancak hissettik. Araç Ana caddeden Sadiye yönüne dönünce yol sakinleşti ama daralarak bozuldu. Sadiye’ye girince köyün meşhur olduğu kiraz ağaçlarından oluşan bahçeler yoğunlaştı. Otobüsün son durağı olan Sadiye köy kahvesinde inip çay içtik. Kahveden ayrılırken insan kalabalığı artmaya başladı. Daha sonra sağlık görevlileri gelince durumu anladık; salgın döneminde olduğumuz için önceden yapılan duyuru ile covid aşısı yapılacak olanlar toplanıyormuş. Gideceğimiz yolu öğrenip harekete geçtik.
Whatsapp Image 2026 10 12 At 21.18.18

Sadiye köyünden doğuya doğru ilerlerken göleti gösteren tabela vardı. Gittiğimiz yol bozulup stabilizeye dönmüştü ama zemin sert olunca toz azdı. Güneşin yakıcılığından her gölgede mola veriyorduk. Daha ileride büyükçe kiraz bahçelerinde meyve toplayan emekçiler vardı. Buradaki kiraz bahçelerinin farklı bir durumu vardı; ağaçların üzerine file/ örtü çekilerek doludan koruma sağlanıyordu. Bahçelerin birinden izin isteyerek birkaç tane kiraz yedik, çok lezzetliydi. Ağzımızı tatlandırıp yola devam ettik. Doğudaki manzara yükseklerde; Baştepe orman kulesi (1800m) ve diğer zirvelerden oluşuyordu. Zirveler hep bulutlu olunca harika görüntüler ortaya çıkıyordu. Önce doğuya sonra güneydoğuya giden kıvrımlı yoldan iniş yaparken harika manzarayı sakinlikle daha iyi hissediyorduk. Bu dik inişleri geçerken eğer yolu tersten gelmiş olsaydık çok zorlanacağımızı anladık. Alanyalı köyüne varınca kahvede çay içerek köylülerle sohbet ettik. Burası Mersin’e en uzak köy olduğu için ortam gayet sakindi. Değirmendere otobüsünün dönüş saatini düşünerek Alanyalı’dan ayrıldık. Kahvedeki kısa sohbetimizde; bu köyde yaşayanların Antalya Alanya ilçesinden göçmesiyle Alanyalı isminin verildiğini öğrendik. Çoğunluğu inişli yoldan zorlanmadan, kısa sürede Kızılkaya köyü Yenidünya Derneği’ne uğradık. 1350m yükseklikteki bu yaşam merkezinin sorumlusu Hüseyin arkadaş ile konuşup sohbet ettik. İki Hüseyin adını bulunca bende dilek diledim. Tatlı sohbet sonrası harekete geçerek hızlıca Değirmendere köyüne vardık. Otobüs beklerken kahvede çay içtik. Bu çevredeki Çapar, Değirmendere, Böğrüeğri ve Kızılbağ köyleri bölgenin önemli şeftali üretim merkezidir. Bu yüzden yol kenarında dizilmiş meyve sandıkları ve taşıma yapan kamyonların yoğunluğu vardı. Beklediğimiz otobüs gelince bisikletleri yükleyip yola koyulduk. Hüseyin arkadaş ile sohbetimizde, Alanyalı’dan Cehennemdere Sebil Namrun’ a(Çamlıyayla) bisikletle geçiş yapabiliriz diye hayal kurduk.

Günün özeti: Yine uzak yerlere, bilinmeze doğru yeni macera yaşamanın güzelliği ile mutlu oldum. Sadiye köyünde yaşayan halkın, Kafkasya’dan 1890 lı yıllarda göçen Çerkeslerin gelenek ve dillerini koruyup yaşatıyor olması sevindiriciydi. Yeni maceralarda buluşmak üzere hoşça kalın.