Hafta içi hepimizin şaşkınlık, korku ve acı içinde izlediği görüntüler hafızalarımızdan uzun süre silinmeyecek. Yağış, gök gürültülü yağış, gök gürültülü sağanak yağış. Bunlar yüzyıllardır yaşadığımız şeyler ancak bu kadar acısını uzun zamandır görmemiştim.
İstanbul hafta içi yerle bir oldu. Kent merkezinde seller, tıkanan mazgallar nedeniyle insanların neredeyse boylarına gelecek şekilde oluşan birikintiler, caddelerde sulara kapılıp sürüklenen kadın, elektrik akımına kapılan ve hayatını kaybeden 14 yaşında küçücük bir evlat, Sakarya’da dere kenarında sel sularına kapılan villa… Bu görüntüler korkunçtu.
Daha korkunç olan bir şey daha vardı:
Evet; yağmur, kar kış mevsiminin olağan akışında gerçekleşen doğa olayları ancak sonuçları can kayıpları değil, olmamalı da.
4 can kaybı var, daha birkaç gün öncesinde 4 can şiddetli yağmur nedeniyle hayatını kaybetti.
Bizlerin ihmali, yarınları hatta bugünleri düşünmeden doğayı katledişlerimiz, yapılacak ve yapılması gereken görevlerin ertelenmesi gibi gibi… Bu nedenler ve bahaneler artarak uzar, gider.
Ama bu yağışta bir teyzenin elindeki bastonuyla yoldaki mazgallara biriken çöpleri temizlemeye çalışması hepimize ders niteliğinde bir davranış olmalı.
“Bu benim işim değil; yetkili kimse o yapsın, belediye yapsın, vali yapsın, devlet yapsın” demek, yeterli değil. Biz bugün elimizdeki çöpü çöp tenekesine atmayı dahi düşünemeyip gelişigüzel sokaklara atarsak, evlerimizi sırf manzarası güzel diye dere kenarlarına inşa devam edersek, elektrik kablolarını yol kenarlarında görüp yetkililere haber vermezsek, doğayı sırf egomuzu tatmin etmek için katletmeye devam edersek ne yazık ki canlarımız yanmaya devam edebilir.
Biz dünyaya; duyarlı, merhametli, vatansever bir millet olarak ün salmış bir milletiz, devletiz.
Afetlere zemin hazırlamak, afetleri tetiklemek sonra da “ah ah, vah vah” demek bizlerin yapacağı şey olmamalı.
Afetler insan eliyle olmaz ama afetlere de davetiye çıkarılmaz.
Geçtiğimiz birkaç gün hepimize çok acı ve çok büyük bir ders olsun, göreceğimiz kara günler değil, güzel günler olsun.