Tarım ve Orman Bakanlığı, gıdaya yönelik denetimlerini aralıksız sürdürürken taklit ve tağşiş listesini de sıklıkla kamuoyuyla paylaşıyor. Hemen hemen her ilden; yoğurttan peynire, baharattan ete kadar pek çok üründe özüyle eşleşmeyen birçok madde tespit ediliyor.
“Neden?” diye sormadan kendimi alamıyorum. Neden bunlar yapılıyor, neden bize bu ürünler satılıyor, yedirilmek isteniyor? İnsan canı bu kadar değersiz mi, anlamak imkansız hale geldi.
Bakanlığın bu kadar sık ve sıkı denetimlerine, rağmen bu markalar, bu şirketler üzerinde oynanmış gıdaları hala nasıl bu kadar kolay piyasaya sürebiliyor, insanların bunları sofralarına taşımasına, tüketmesine izin verebilir?
Bakanlığın bu ürünleri tek tek laboratuvar gözetiminde incelendiği ve sonucunda bu kadar ağır yaptırımların olduğunu bile bile bu suç neden işleniyor?
İnsan sağlığını bu denli tehdit etmenin suç olması bir yana vicdani olarak bu sorumluluğu almak bile isteye bu ürünlerin tüketilmesine göz yummak hangi insanlığa hangi vicdana sığıyor.
Kırmızı etin içerisine karıştırılan tek tırnaklı etinden sizler ne kadar kar edebiliyorsunuz, bu nasıl bir insanlık suçudur?
Ya da baharata karıştırdığın çeşitli maddelerin tozundan…
Tarihi geçmiş ürünleri hala market raflarında tutanlar zaten yıllardır hepimizi yeteri kadar sömürmüş, sağlımızla oynamışken şimdi neden bunun daha da kötüsünü yaşamak zorunda kalıyoruz.
Tarım ve Orman Bakanlığı yetkililerine her denetim sonrası bu ürün ve markaları kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaştıkları için kendi adıma teşekkür ediyorum.
Siz marka sahipleri, sizler de üç kuruş kar etmek için insan sağlığını, geleceğini bu kadar ucuz görmeyin.