23 Eylül’de ekinoks gerçekleşti. Artık resmen sonbahar dönemi başlarken bir yandan da kışa hazırlık dönemi başladı. Aslında Türk geleneklerine göre kışsa hazırlık ağustos ayı sonlarında başlıyor. Özellikle kışlık hazırlıklarını düşünecek olursak Pazar ve marketlerde hummalı bir sebze alışverişi oluyor. Yaz mevsiminin sıcak ve nemli havasından sonra serin akşamlara geçişi hatırlatan bu hazırlık henüz yazı yaşadığımı o günlerde içimizi biraz da olsa serinletiyor.
Ancak hayat pahalılığının pik noktasına çıktığımız bu günlerde herkes kendi kesesine göre alışverişlerine hazırlıklarına yön veriyor. Her gün her şeyin fiyatının artması başta emekliler olmak üzere A’dan Z’ye herkesi etkiliyor.
Daha dün birçok emekli dernek ve sendikanın bir araya gelerek gerçekleştirdiği eylemler de bunun açık bir göstergesi oldu.
Hayat zor, hayat pahalı ancak bir şekilde yaşamak zorundayız. Bu zorundalık bizi daha fazla mücadeleye sevk ediyor.
Geçmişte yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz, gezdiğimiz günlerde cebimizi, bir sonraki günümüzü hatta bir sonraki ayımızı düşünmeden harcamalar yapardık. Ancak son günlerde elimizi attığımız her ürünün fiyatına bakmadan almıyoruz.
Dünyanın bir ucunda meydana gelen olayların küresel ekonomide bu derece dalgalanmalar yaratması bizleri durup yarını düşünmeye sevk ediyor.
Kelebek etkisini hep pozitif anlamda algıladığımız zamanlar geride kalırken artık Güney Yarım Küre’deki gelişmeleri dahi yakından takip eder olduk.
Bugünler de elbette geçecek, hepimiz geçmişte yaşadıklarımızı anılardan çıkarıp yeniden yaşar hale geleceğiz.
O günlerin umuduyla yaşamaya devam ediyoruz.