Türkiye’nin kültürel miras tarihinde derin izler bırakan, dünyanın en iyi korunmuş antik sağlık merkezlerinden Allianoi’nin dramatik hikâyesi yeni bir belgeselle yeniden gündemde. Kazı Başkanı Dr. Ahmet Yaraş’ın öncülüğünde gün yüzüne çıkarılan ancak Yortanlı Barajı projeleri uğruna sulara gömülen antik kent; arkeoloji, hukuk, kalkınma ve insan dramını aynı karede buluşturuyor.

Antik dünyanın en önemli termal sağlık ve tedavi merkezlerinden biri olan Allianoi, Yortanlı Barajı’nın suları altında kalan trajik yazgısı ve bu süreçte verilen eşsiz mücadeleyle hafızalardaki yerini koruyor. Antik kentin keşfinden kaybına uzanan süreci ve etrafında örülen toplumsal direnişi konu alan yeni bir belgesel, izleyiciyi hem geçmişle yüzleşmeye hem de sarsıcı sorularla baş başa bırakmaya hazırlanıyor.

Arkeolojik Zenginlikten Baraj Gölüne Uzanan Süreç

Kazı Başkanı Ahmet Yaraş ve ekibinin özverili çalışmalarıyla gün ışığına çıkarılan Allianoi; görkemli mimari yapıları, gelişmiş su sistemleri, bin yıllık hamamları ve gündelik yaşamın izlerini barındıran buluntularıyla bilim dünyasını heyecanlandırmıştı. Ancak bu büyük arkeolojik zenginlik, aynı zamanda bölgede planlanan Yortanlı Barajı projesiyle birlikte büyük bir koruma tartışmasının da fitilini ateşledi.

Yıllara yayılan hukuk savaşları, sivil toplum örgütlerinin direnişi, akademisyenlerin ve kültürel miras savunucularının çabaları antik kenti kurtarmaya yetmedi. Tüm itirazlara rağmen sular altında kalan Allianoi, Türkiye’de "kalkınma ve kültürel miras" çatışmasının simge noktalarından biri haline geldi.

Taşların Ötesinde: İnsan Hikâyeleri ve Toplumsal Hafıza

Whatsapp Image 2026 11 03 At 11.59.14

Belgeselin en çarpıcı yönlerinden biri, meseleyi yalnızca tarihi yapıların kaybı olarak ele almaması; baraj projesinin yöre halkının tarımsal üretimini, su beklentilerini ve günlük hayatını nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne sermesidir.

Yönetmenin 2018 yılında Hasankeyf ziyaretinin ardından benzer miras alanlarını araştırırken keşfettiği Allianoi hikâyesi, süreçteki çok boyutlu çatışmaları da belgeliyor. Bir tarafta topraklarını sulamak isteyen ve suya duyduğu ihtiyaçla barajı destekleyen çiftçilerin haklı beklentisi, diğer tarafta ise bin yıllık tarihi korumak için kendi köylerinde dışlanmayı göze alarak mücadele eden insanların dramı yer alıyor.

Yönetmen, Allianoi’yi savunmak uğruna kendi köyüne su gelmemesi pahasına mücadele eden ve bu nedenle dışlanan insanlarla karşılaşmasının kendisini derinden etkilediğini vurguluyor.

Belgesel, Allianoi sürecine katılanların kişisel deneyimlerini kayıt altına alarak toplumsal hafızaya kalıcı bir not düşmeyi amaçlıyor. Film izleyicilere şu çarpıcı soruyu yöneltiyor:

"Bir antik kentin yok olması yalnızca taşların, yapıların ve tarihsel izlerin kaybı mıdır, yoksa bir toplumun geçmişle kurduğu ilişkinin de kopması midası?"

Bugün sular altında kalmış olsa da Allianoi; bir toplumun kendi tarihini korumak için neleri göze alabildiğini, hangi bedelleri ödediğini ve neleri kaybettiğini sorgulayan güçlü bir hatıra olarak anlatılmayı sürdürüyor. Çünkü suyun altında kalan yalnızca antik kalıntılar değil; gelecek kuşakların kökleriyle kurabileceği bağın ta kendisidir.