Kavruldum çölde güneşte, dondum buzulda kuzeyde
Muamma yaşadım, sorular yanıtsız, yanıtlar sorusuz
İnsansız ömür zor, tükenmiyor zaman, muhatapsızım
Ehliyetsiz, sorumsuz, özür kişiliğimle kıyıya yanaşmadım
Sızıyla gömüldüm hayale; toprak suyu alır, bekledim.

Camide avluda soğuk mermerde bebektim, üşüdüm.
Fala bakarken ters doğurmuş anam, köleliğim ondan.
Tevfik’i okudum heceleri çözünce, özgürlüğe tutuldum
Köleliği gençken ittim, baskın ifadeleri erken eledim
Görmek, duymak istemedim egemen söylemleri önce
Feryat ettim, marazi insanım, küçüldüm büyürken.

Küskün doğana gülünmez: ebe umuda tutunur iki elle
Maceraperest yaşam kurbanıyım, erken tükendim,
Ormana yarım gömüldüm, yangında ben de yandım.
Sabah ta, akşam da Arabi şarkı söyledik imam ile
Yarım ibadet yemek öncesi; muhabbet yemek sonrası.
Ömrümü verdim bilgisizliğimden, rüya görme dediler.

Cemaatten öğrendim dudak bükmeyi, dudak büker oldum
Her mevsim tek aklıma göçtüm aşk yetmediğinden,
Düzelecekti ruhum tanısaydım düzeni. Yan yatmış idim.
Babam düzensizlik içinde düzeni okurdu gelenlere;
Aradım gece, mevsim dönerken, özgür ruhumu tek elden
Asıl, Leyla güzeldi, mavi üstelik güzel hayatı o sandım
Leyla’yla savruldum, göğün yüzünü aradım durdum.