KAPAĞI AÇILAN KİTAP | 24.10.2026 | Sayı: 41-2 | Geleneksel Tokat Kültürü ve Bir Kültür Savaşçısının Portresi: Selahattin Adıgüzel — Tanıtım: Hilmi DULKADİR

•

Bir şehrin taşını, toprağını, manisini ve türkülerini kitaplara sığdırmak, ancak o şehre sevdalı bir yüreğin ve ömrünü bu yola adamış bir kültür neferinin kalemiyle mümkün olabilir.

Sözünü ettiğimiz “Geleneksel Tokat Kültürü” (Adıgüzel, 2020) adlı muazzam eserin mimarı, kıymetli dostum Selahattin Adıgüzel; Tokat’ın ve Türk halk kültürü tarihinin altın sayfalarına adını yazdırmış müstesna bir değerdir.

1958 yılında Tokat’ın Yatmış köyünde başlayan hayat yürüyüşü, sahnelerin tozundan akademik kürsülere, Tokat Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü’nden uluslararası festivallere kadar uzanan destansı bir kültür elçisinin hikâyesidir.

Onun sanat ve kültürle olan bağı, 1970’li yılların o coşkulu gençlik ikliminde halk oyunlarıyla başlamıştır. Gösterdiği üstün yetenekle, kurulan ilk profesyonel kadro olan Turizm Bakanlığı Devlet Halk Dansları Topluluğu’na sınavla girerek beş yıl boyunca Rusya’dan Bulgaristan’a, İsviçre’den Hong Kong’a kadar dünyanın dört bir yanında bayrağımızı ve yöresel oyunlarımızı gururla dalgalandırmıştır. O sahnelerde ülkesini temsil ederken, bir yandan da Ankara Gazi Üniversitesi Fransızca Bölümü’nü bitirerek ilim ve sanatın inceliğini birleştirmiştir.

Selahattin Adıgüzel’in gerçek bir halk eğitimi neferi ve teşkilatçı olduğunun en büyük kanıtı, 1981 yılında atandığı Tokat Atatürk Ortaokulu ve ardından mürüvvetini üstlendiği Tokat Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü dönemidir. O yıllarda halk oyunlarını "gariban çocukların" icra ettiği bir alan olmaktan çıkarıp; vali kızını, belediye başkanının evladını ve şehrin önde gelen ailelerinin çocuklarını aynı horon halkasında buluşturarak toplumun her kesimini kültür çatkısında kenetlemiştir. Köylerde başlattığı meslek kurslarından kadın girişimciliğini destekleyen el sanatlarına kadar Tokat’ın sosyal hayatına adeta can suyu vermiştir. Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu’nun coşkuyla desteklediği bu kültürel hareketlilik, onun vizyonunun ne denli ileri olduğunu göstermiştir.

Yollarımızın kesiştiği o yıllarda, bu satırların yazarı Mersin Halk Eğitimi Merkezi Müdürü olarak görev yaparken, Selahattin Adıgüzel de Tokat’ta sözünü ettiğim eğitim ocağını tüttürüyordu. O dönemde kendisini ve ekibini Mersin’deki kültürel etkinliklerimize davet etmiştik; böylece Anadolu’nun iki fedakâr eğitim neferinin yetişkin eğitimi potasında nasıl buluştuğunun en güzel nişanesidir.

Adıgüzel’in eğitimcilikten il kültür müdürlüğüne, halk oyunları jüri üyeliğinden uluslararası platformlarda Japonya’dan Almanya’ya kadar binlerce yabancıya bu toprağın ezgilerini ve oyunlarını öğreten ve kültür elçiliğine uzanan 48 yıllık hizmet maratonu, hayranlık uyandırıcıdır.

Onun Kültür Araştırma Vakfı bünyesinde çıkardığı ve bugün araştırmacılara ana kaynaklık eden 18 sayı Tokat Kültür Araştırma Dergisi, kaleme aldığı çocuk hikâye kitapları, Avusturya’dan Romanya’ya, İspanya’dan Ukrayna’ya kadar dünyanın dört bir yanında bayrağımızı dalgalandıran halk dansları toplulukları onun eseridir.

Ve yılların birikimini damıtarak ortaya koyduğu "Gülü Bağı İçinde Tokat Folkloru", "Tokat Türküleri ve Oyun Havaları" ve bu satırlarda hayat bulan "Geleneksel Tokat Kültürü" adlı dev eserler, Tokat kültürünün ölümsüz tapu senetleridir.

Bugün hâlâ yorulmak bilmez bir aşkla, Yunanistan mübadili Selanik muhacirlerinin hâtıralarını derleyen ve 100’ün üzerindeki geleneksel el sanatı ustamızın albüm çalışmalarını yürüten Selahattin Adıgüzel; geçmişe vefânın, geleceğe bırakılacak en güzel mirasın adıdır.

İyi ki varsın dostum; senin bu topraklara vurduğun mühür, benim de çok sevdiğim ve dört yıl havasını soluduğum bu kadim şehre nesiller boyunca ışık olmaya devam edecektir…